İş kazaları bilgisizlikten mi, bilinçsizlikten mi meydana gelir?

Sosyal Güvenlik kategorisine 15 Mayıs, 2014 tarihinde eklendi, 268 defa okundu

Bu yazımız iş kazalarının aslında işçinin bilgisizliğinden mi yoksa kendini önemsememesinden dolayı kendince kolay uğraşlar sergileyerek, kendini ve değer verdiği insanları da hiçe sayıp sonuçları boyutunda kısa bilgiler içermektedir.

İş kazası diye tanımlanan tabir işçinin, işyeri alanı içerisinde, işyeri dışında veya işverenin işyeri dışındaki bir işinde meydana gelen ve işçiye zarar veren olaydır.  Türkiye’de resmi kayıtlara göre yılda ortalama 70 bin iş kazası gerçekleşiyor. Yalnızca 2012 yılı içerisinde resmi istatistiklere göre 74 bin 871 iş kazası meydana geldi. Bu kazalar sonucunda 2209 çalışan sakat kaldı. Bu kazalar kimi zaman işçilerin bilinçsizliğinden kimi zamanda işverenin işyerinde gerekli tedbirleri almamasından dolayı gerçekleşmiştir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu da bu iş kazalarının önüne geçmek boyutunda hem işçilerin hem de işverenlerin bilinçlendirilerek eğitimli ve duyarlı işçi ve işverenler kazandırılması açısından da önem arz etmektedir.

İş kazasının aslında işçilerin bu konuda bilgilendirilmesinden ziyade kendi hayatlarını bilinçli bir şekilde hiçe saydıklarından kaynaklandığını görmekteyiz. Dünyanın her yerinde iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri verilip işçiler ve işverenler tabiî ki bilinçlendirilmelidir. Doğru olan ise bu eğitimlerin de gerçekte alındığı gibi uygulanması olmalıdır.

Bir önemli konu ise işçinin ve işverenin kendi iç muhakemesini yaparak hayatlarını hiçe saymamaları ve bu ölçütte uygulanması gereken ve doğru olan uygulamalarla sonuçlara ulaşmak olacağını düşünüyorum.

-Bir olayın iş kazası sayılabilmesi için işçinin bedenen zarara uğraması gerekmez, iş kazasına bağlı ruhsal rahatsızlıklar da iş kazası kapsamına girer.

-İş kazasına uğrayan işçinin sigortalı olup olmaması önemli değildir. İş kazası geçiren işçi sigortasız bile olsa bağlı bulundukları SSK’ya yapılan bir başvuru ile sigortalı işçilerin yararlandıkları bütün haklardan faydalanabilirler.

-İşçinin kendi işi dışında bir işten dolayı işyeri dışındayken başına bir kaza gelirse yani patron işçiyi herhangi bir iş için işyeri dışına göndermiş ve kaza o işin yapılması sırasında meydana gelmişse bu olay iş kazası olarak değerlendirilebilir.

-İş kazası sadece çalışırken meydana gelen kazaları kapsamaz. İşçiler patronun tuttuğu bir araç ile işlerine gider gelirken veya bir işyerinden patronun emri doğrultusunda işyeri dışındaki başka bir işe giderken yolda başlarına gelen herhangi bir kaza da iş kazası olarak değerlendirilir.

-İş kazası olduğunda işveren hemen bölgedeki zabıtaya (savcılık, jandarma veya karakol) bilgi vermek zorundadır. Ayrıca SGK müdürlüğüne de 3 gün içinde E-bildirim ile bildirimde bulunulmalıdır.

-İş kazası sonucu sağlanan haklar şunlardır:

– Sigortalıya geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi.

– Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması.

– İş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine, gelir bağlanması.

– Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi.

– İş kazası sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi.

Sağlık yardımı yapılması;

Bu yardımlar sigortalının,

– Hekime muayene ettirilmesi

– Teşhis için gereken klinik ve laboratuvar muayenelerinin yaptırılması,

– Gerekirse bir sağlık tesisine de yatırılarak, tedavisinin sağlanması,

– Tedavi süresince gerekli ilaç ve her türlü iyileştirme vasıtalarının temin edilmesidir.

Sağlık yardımı, iş kazasına uğrayan sigortalının belirli bir süreye bağlı olmaksızın, sağlık durumunun gerektirdiği sürece devam eder ve iyileşen sigortalıların arıza veya hastalıklarının nüksetmesi halinde, tedavileri yeniden sağlanır.

İş kazası sonucu sağlanan haklardan ve yardımlardan yararlanma şartları

Sigortalıların iş kazasına bağlı olarak geçici iş göremezlik ödeneklerinden yararlanabilmeleri için Kuruma yapılan bildirimin iş kazası olarak kabul edilmesi, gerekmektedir.

Geçici iş göremezlik ödeneğinin süresi Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulundan alınacak istirahat raporuna bağlıdır. Kanunun 18’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine istinaden sigortalılara iş kazası nedeniyle iş göremedikleri sürece prim ödeme gün sayısı şartı aranmaksızın ilk günden itibaren her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilecektir.

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılanlara iş kazası ile meslek hastalığı halinde geçici iş göremezlik ödeneği, genel sağlık sigortası dahil prim ve her türlü borçlarının ödenmiş olması şartıyla yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak istirahat raporu aldıkları sürede ödenecektir.

Tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanlar, 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar. Bunlar hakkında bu Kanunun kısa vadeli sigorta kolları bakımından yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanır.

Kanunun Ek 5’inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalıştırılan sigortalıların, iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kollarından sağlanan yardımlardan yararlanabilmeleri için iş kazasının olduğu tarihten en az on gün önce tescil edilmiş olmaları ve sigortalılıklarının sona ermemiş olması, iş kazası veya meslek hastalığından dolayı geçici iş göremezlik ödeneği ödenmesi için prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması gerekmektedir.

Bu kapsamdaki sigortalıya, tescil edildiği tarihten sonraki 10 gün içinde (10.gün dâhil) iş kazası geçirmesi halinde geçici iş göremezlik ödeneği verilmeyecektir.

Devamını Oku

İşçinin işe iade davası açabilmesi için gerekli şartlar

Sosyal Güvenlik kategorisine 22 Nisan, 2014 tarihinde eklendi, 274 defa okundu

Soru

Bir işyerinde 11 ay kesintisiz çalıştım, kıdem tazminatımı ödememek için sudan sebeple işten çıkarıldım. İşssizlik maaşı almaya hak kazandım mı? İşe iade davası açabilir miyim? E.YILDIRIM

Cevap

4857 Sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi, işveren tarafından tek taraflı ve haksız nedenlerle veya nedensiz olarak işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda işçinin işe iade davası açabileceğini düzenlemektedir. İşçi işverence fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren 1 ay içerisinde iş mahkemesinde işe iade davası açabilir.

İŞÇİNİN İŞ GÜVENCESİ KAPSAMINDA İŞE İADE DAVASI AÇABİLMESİ İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR NELERDİR?

1-) İşçi ve işveren arasındaki iş sözleşmesi 4857 Sayılı İş Kanunu’na veya Basın İş Kanunu’na tabi olmalıdır.

2-) 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre işe iade davasını yalnızca belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiler açabilmektedir. Diğer bir ifadeyle belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiler iş güvencesi hükümlerinden faydalanamayacaktır. Belirli süreli iş sözleşmesinin mahiyeti icabı haklı bir nedene dayanmaksızın zincirleme olarak yapıldığı durumlarda iş sözleşmesinin belirsiz süreli iş sözleşmesi olarak kabul edilmesi gerektiğinden mütevellit işe iade davası açılması kanaatimizce mümkündür.

3-) İşçinin işe iade davası açabilmesi için iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi gerekmektedir. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesine göre, işveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır.

4-) İş yerinde en az 6 aylık kıdemi bulunan işçi işe iade davası açabilmektedir. 6 aylık kıdemini doldurmamış olan işçilerin iş sözleşmeleri herhangi bir neden gösterilmeksizin işveren tarafından feshedilebilmektedir. İşçinin kıdem süresi hesaplanırken 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 66. maddesinde yer alan süreler dikkate alınır. İşçinin 6 aylık kıdeminin dolup dolmadığı hususunda işçi işverene ait başka bir iş yerinde çalışmış ise süreler birleştirilerek hesaplanır.

5-) İşçinin işe iade davası ile iş güvencesinden yararlanabilmesi için iş yerinde çalışan işçi sayısının en az 30 ve üstü olması gerekmektedir. İşverenin aynı iş kolunda birden fazla iş yerinin bulunması durumunda çalışan işçi sayısının tespitinde bu işyerlerindeki yerlerdeki toplam işçi sayısı baz alınacaktır. İşyerinde çalışan işçilerin iş sözleşmelerinin belirli ya da belirsiz süreli olması veya işçilerin tam süreli ya da kısmı süreli iş sözleşmesi ile çalışması işçi sayısının hesaplanmasında herhangi bir önem arz etmemektedir. Dikkat edilmesi gereken husus çalışan işçilerin iş sözleşmelerinin varlığı yahut işçilerin iş yerinde çalışmakta olduğunun ispatlanabilir olmasıdır.

6-) İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri iş güvencesi kapsamında olan işe iade davasından yararlanamayacaklardır.

Soru

Sitenizdeki yazıları dikkatle takip ediyorum, topluma çok faydalı yazılarınız için öncelikle teşekkür ediyorum. Emekliliğim konusunda desteğinize ihtiyacım var, en kısa yoldan nasıl emekli olabilirim bana yardımcı olursanız çok sevinirim.

Doğum tarihim 24/11/1970 (kadın) İlk SSK’lı olduğum tarih 01/10/1991 SSK’lı çalışan olarak gün toplamım 2836 gün isteğe bağlı prim ödeme gün toplamım 720 gün. Toplam prim ödeme gün sayım 3556 gün en son işten çıkış tarihim 20/02/2012. İki oğlum var, ikinci çocuğumda şartlarım doğum borçlanmasına uygun mu acaba? Oğlum 08/08/2004 doğumlu. Çalıştığım işyerinden 15/06/2004 te ayrılmıştım doğum iznine. 2004/11.ayda işyerime dönmüştüm, 23 gün kasımdan, 30 ün aralık ve 30 gün de ocakta çalışıp oğluma bakmak için işten ayrılmıştım. 31/01/2005 işten ayrılma tarihim. Tekrar SSK’lı olmam 2011 yılı 9. aydadır. Göstereceğiniz yol için şimdiden teşekkür ederim.. N.ERSOY

Cevap

24.11.1970 tarihindeki işe girişinize göre emeklilik için 20 yıl 48 yaş ve 5525 gün sayısına tabisiniz. Çocuklarınız 1991 tarihinde sonra doğmuş ise 1440 gün prim borçlanması hakkınız bulunuyor. 3556+1440:4996 doğum borçlanması yaptıktan sonraki toplam gününüz olur. 5525-4996:529 gün prim öderseniz prim gününüz dolmuş olur. Yaş olarak da 48 yaşına geldiğiniz zaman başvuruda bulunabilirsiniz. Yani 1440 gün prim borçlanması ve 529 gün daha prim ödemeniz gerekir.

Soru

1 Nisan itibariyle yeni işe başladım, SGK’dan eski hizmet dökümümü görebiliyorum, Şuan sigortalı olup olmadığım nasıl anlaşılır? Bir ay dolduktan sonra mı bu anlaşılır? Yani bir aylık prim yattıktan sonra mı dökümü görebileceğim? Teşekkürler. Ö.Şimşek

Cevap

01.04.2014 tarihinde işe başlayan birisinin internetten sigortasının yatıp yatmadığını Mayıs ayının 23’üne kadar sistemde göremezse sigortası yatmıyor demektir.

Devamını Oku

İşsizlik ödeneği almanın şartları

Sosyal Güvenlik kategorisine 18 Nisan, 2014 tarihinde eklendi, 237 defa okundu

Soru:

Merhaba; ben 3.5 yıldır Çalıştığım iş yerinden taşınma nedeniyle ayrılmak zorunda kaldım. Kıdem tazmınatımı aldım ancak işsizlik maaşı alamayacağımı söylediler. Maaş alabilme hakkım var mı? Teşekkürler. S. Şen

Cevap:

İşsizlik maaşına hak kazanmada çıkış kodu önemlidir. İşveren tarafından çıkış yapılmış olsa diğer şartlar da uygun olduğu taktirde faydalanabilirdiniz.

Ayrıca işsizlik ödeneği almak için işçinin işten çıkış nedeni aşağıdaki şartlardan biri olması gerekiyor;

04   Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi

05   Belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi

15   Toplu işçi çıkarma

17   İşyerinin kapanması

18   İşin sona ermesi

23   İşçi tarafından zorunlu nedenle  fesih

24   İşçi tarafından sağlık nedeniyle fesih

28   İşveren tarafından sağlık nedeni ile fesih

31   Borçlar Kanunu, Sendikalar Kanunu, Grev ve Lokavt Kanunu kapsamında kendi istek ve kusuru dışında fesih

32   4046 sayılı Kanunun 21. maddesine göre özelleştirme nedeni ile fesih

33   Gazeteci tarafından sözleşmenin feshi

34   İşyerinin devri, işin veya işyerinin niteliğinin değişmesi nedeniyle fesih”

gibi nedenlerle işten çıkarılan bir işçi İşsizlik maaşından yararlanmak için, işin kaybedildiği tarihten önceki 120 gün prim ödemesi olanlar, son üç yıl içerisinde 600 gün prim ödemesi olanlar, işlerini kaybettikleri tarihten sonraki 30 gün içerisinde İŞKUR şubelerine şahsen, yada internet ortamından İşsizlik Ödeneği başvuru linkini tıklayarak başvurabilirler.

Devamını Oku

Malul sayılma şartları

Sosyal Güvenlik kategorisine 16 Nisan, 2014 tarihinde eklendi, 312 defa okundu

Soru:

1990 sigorta girişliyim. Toplam 5300 gün primim var. 2007 yılında testis kanseri nedeniyle sol testisim alındı, tedavi gördüm. Malulen emekli olabilir miyim? şartları nelerdir? D. Kaçar

Cevap:

Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu’nca (SGK) yetkilendirilen hastanelerin sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek sağlık kurulu raporları ve dayanağı tıbbi belgeler SGK bünyesinde kurulan sağlık kurulları tarafından incelenmesi sonucu, 4/1-(a) (SSK) ve 4/1-(b)(Bağ-Kur) sigortalıları için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde 60&ını kaybettiği tespit edilen sigortalılar malul sayılmaktadırlar.

Hastanelerce düzenlenen sağlık kurulu raporlarındaki oranların malul sayılma açısından pek fazla bir önemi bulunmamaktadır. Sigortalılar arasında yanlış bir kanaat vardır. Hastanenin vermiş olduğu sağlık kurulu raporundaki oran yüzde 60 ve üzerinde olduğu taktirde malulen emekli olunacağı yönündedir.

Esas olan SGK bünyesinde oluşturulan sağlık kurullarınca yapılacak değerlendirme sonucunda verilecek maluliyet oranıdır. İlgili sağlık kurumunca yüzde 80 olarak tespit edilen oran kurum sağlık kurullarınca yüzde 25-30 olarak değerlendirilebiliyor ve malulen emeklilik talepleri uygun görülmeyerek ret edilebiliyor. Hastaneler düzenlemiş oldukları raporlarda maluliyet oranı belirtmemeleri uygulama açısından daha doğrudur.

Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurullarınca verilen kararlara yine SGK bünyesinde kurulan Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz edilerek dosyanın bir kez de bu kurulca değerlendirilmesi talep edilebilir bu kurulun vermiş olduğu kararlar kesindir.

SGK Sağlık Kurulu veya Yüksek Sağlık Kurullarınca tespit edilen maluliyet oranlarına gerek sigortalı gerekse işverenler tarafından açılarak karara itiraz edilebilir ve dava sonucuna göre maluliyet oranında artma, azalma, düzeltme veya birleştirme yönünde değişiklikler olabilmektedir.

MALULLÜK AYLIĞINA HAK KAZANMA KOŞULLARI

Kanunun 26 ncı maddesi gereğince, sigortalıya malullük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;

– Kanunun 25 inci maddesine göre malul sayılması,

– En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,

– Maluliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması gerekmektedir.

Ancak, 4′üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.

Maluliyet durumunun tespiti için sevk işlemi yapıldığı tarihte sigortalılığını sonlandırması şartı aranmayacaktır. Sigortalılık devam ederken de sigortalı sevk talebinde bulunabilmektedir. Maluliyetine karar verilen sigortalının sigortalılığı aylık bağlanması talebinde bulunduğu tarihte sonlandırılmış olmalıdır.

Devamını Oku

İşten ayrılanlar Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamına ne zaman girer?

Sosyal Güvenlik kategorisine 22 Mart, 2014 tarihinde eklendi, 292 defa okundu

Soru

İşveren beni işten çıkardığı için kıdem ve ihbar tazminatımı ödeyecek. Brüt ücretim 4 bin TL olmasına rağmen işveren kıdem tazminatı tavanından ödeyeceğini belirtti. Böyle bir uygulama doğru mudur?

Cevap
Kıdem tazminatında tavan uygulaması devam etmektedir. 2014 yılı için kıdem tazminatı tavanı: 3.438,22 TL’dir. İşveren bu rakamı dikkate alarak çalıştığınız süreye göre kıdem tazminatınızı ödeyecektir. İhbar tazminatında ise tavan uygulaması yoktur. İhbar ücretinizi 4 bin TL brüt üzerinden çalıştığınız süreye denk gelen ihbar süresi kadar alabilirsiniz.

Soru
İşyerinden ayrıldım. Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamına hemen girer miyim?

Cevap
İşyerinden ayrıldıktan sonra genel sağlık sigortası kapsamına hemen girmezsiniz. İşten ayrılmadan önceki bir yıllık sürede 30 gün sigortanız varsa 10 gün sonra GSS kapsamına girersiniz. İşten ayrılmadan önceki bir yıllık sürede 90 günlük sigortanız var ise de 90+10: yani 100 gün sonra GSS başvurusu yaparak genel sağlık sigortası kapsamında gelir tespiti yapıp primlerinizi aylık ödeyebilirsiniz.

Soru
Sigorta teftişi sonucunda Sigortasız işçi tespit edildi. Yüzde 5 indirimimizi kullanmaya devam edebilir miyim?

Cevap
Sigortasız işçi çalıştırdığınız kurum tarafından tespit edilmişse yüzde 5 prim teşviğinden 1 yıl süre ile faydalanamazsınız. Sistem buna müsaade etse bile uygulamayınız. Daha sonra  kanun maddesine iptal ek vermek zorunda kalabilirsiniz.

Soru
Merhaba; internet sitelerinde arayıpta bulamadığım bir konu hakkında en güvenilir isim olarak size danışmak istedim. Halen çalışmış olduğum şirkette 13 Kasım 2003 tarihinden itibaren 10 yıl 4 aydır çalışmaktayım. Sigorta başlagıç tarihim 1992 yılında staj dönemidir. Ama sigorta primi ödeme tarihi 22 Nisan 1999 tarihindedir. Şimdiki işyerimden önce başka bir işyerinde 4,5 yıl olan tazminatımı mahkeme kanalı ile almıştım. İş Kanunu’nda yazılan 15 yıl sigortalılık süresini dolduran ve en az 3 bin 600 prim gününü dolduranlar SSK’nın bireysel başvuru sonucu vermiş olduğu İşyerinden kıdem tazminatını alabilir yazısını alabilmem için 22 Nisan’ı beklemekteyim. Size sorum şu şekildedir:

1 – 15 yıl sigortalılık süresini doldurduğuma ve çalıştığım işyerinden kıdem tazminatı alabilir yazısını SSK’dan aldıktan sonra veya almadan kısa bir süre önce işverene ihbar tazminatı ödememek için 10 yılı doldurduğumdan dolayı 4 hafta önceden 2 ay sonra iş yerinden ayrılacağımı yazılı beyan etmem gerekir mi?

2 – Daha önceki çalıştığım olduğum yerden aldığım 4,5 yıllık tazminat şimdiki 10 yıl 4 aylık tazminatımı alamama yönünde bir engel teşkil eder mi?

3 – İşverene ihbar tazminatı ödememek için 2 ay öncesinden 2 ay sonra ayrılacağımı belirttiğimde kıdem tazminatımı alabilmem için bir sebep veya bir neden belirtmeli miyim?  Şimdiden teşekkür ederim. Ö. Yıldız

Cevap
1- SGK’dan kıdem tazminatı alabilir yazısını aldıktan sonra kimi işyerleri ihbar süresi kadar bekletiyor. Kimisi de yazıya istinaden hemen iş akdini sonlandırıyor. İşvereniniz ihbar süresi kadar bekletirse 3 yıl üzeri çalışmalar için 56 günlük yani 8 haftalık ihbar süreniz olacaktır. Bu yazı kısmi emeklilik şartlarını yerine getirdiğiniz için zorunlu bir durum olduğu için ihbar süresi beklenilmemesi gerekiyor.

2- Önceki tazminatınız önceki işyerinizle alakalıdır. Şimdiki işyerinizde ne kadar kıdeminiz var ise o kadar kıdem tazminatı alırsınız. Önceki işyerinden aldığınız kıdem tazminatı yeni işyerini bağlamaz.

3- İllaki bir dilekçe verecekseniz, Kurumdan evrağı alacağınız tarihi dilekçede belirterek ……….. tarihte kısmi emeklilik şartını yerine getireceğimden dolayı ………. tarihte kurumdan kıdem tazminatı alabilir yazısını işyerinize getirdiğim tarihi itibari ile iş akdimin kıdem tazminatımın ödenerek sona erdirilmesi şeklinde bir dilekçe yazılabilir.

Benim görüşüm ise kıdem tazminatı alabilir yazısını aldıktan sonra bu işlemlere başlamanız olacaktır.

Devamını Oku