Genel Sağlık Sigortası (GSS) nedir?

Sosyal Güvenlik kategorisine 24 Aralık, 2013 tarihinde eklendi, 437 defa okundu

Genel Sağlık Sigortası kapsamında gelir testi yaptırmadığı için 4 milyona yakın vatandaş için evlerine borç yazısı gelirken, gözler Ocak ayında Meclis’e gelen Torba Yasası’na çevrildi. Peki nedir Genel Sağlık Sigortası?  Genel Sağlık Sigortası sistemi 1 Ocak 2012 tarihi itibariyle başladı. Kısa adı GSS olan sistem herhangi bir sağlık güvencesi olmayan vatandaşların ve ailesinin sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için düzenlenen yeni bir sistemdir  Bu sistemin amacı ise sağlık sigortası sisteminin dışında kimsenin kalmaması sağlanmaya çalışılmıştır.

Eskiden sadece zorunlu sigortaya tabi insanların ödedikleri hastalık sigortası primleri ile yararlandıkları sağlık hizmetlerinden, artık genel sağlık sigortası primi ile yararlanmaya devam edilecektir. Önceki sistemde sadece zorunlu sigortaya tabi kimselerin sağlık sigortası sisteminden yararlanması sağlanmakta iken yeni sistem ile özel sağlık sigortası sisteminde olduğu gibi, işsiz bir kimse de olsa, zorunlu sigortaya tabi olmadan prim ödemek suretiyle sağlık sigortası kapsamına girmekte ve devlet tarafından güvence altına alınmaktadır.

Herhangi bir sağlık güvencesi olmayan kişiler artık gelir tespiti yaptırarak Genel Sağlık Sigortası primi ödeyerek sağlık hizmetlerinden faydalanma imkanına sahip olacaktır.

Gelelim 01.01.2012 tarihinde başlayan Genel Sağlık Sigortası uygulaması kapsamında Genel Sağlık Sigortalısı olması gerektiği halde işleyişi ve süreci bilmediklerinden resen tescil edilen vatandaşlara…

01.01.2012 tarihinden itibaren herhangi bir sosyal güvencesi ve sigortası bulunmayan kişiler ancak hastanelere gidip muayene olmak istediklerinde bu durumun farkına varabiliyorlar. Kurum tarafından yapılan sorgulamada kişinin geçmişteki GSS borcundan dolayı sistem uyarı verip muayene için provizyon vermiyor. Ancak bu şekilde kişilerin bu durumdan bilgileri oluyor.

Sigortam kesintiye uğrarsa GSS yaptırmam gerekir mi?

5510 Sayılı Kanun’a göre işsiz kalan birisi işsiz kaldığı günden itibaren 10 gün daha sigortalı sayılıyor ve ayrıca işsiz kaldığı günden geriye doğru bir yıl içinde 90 günlük çalışması varsa bir 90 gün daha sağlıktan yararlanma hakkı var. Bu süreden sonra gelir tespiti yaptırması gerekecektir.

GSS başvurusunu hangi hallerde yapmak gerekiyor?

01.01.2012 tarihinden itibaren sigortalılığı ve herhangi bir sosyal güvencesi olmayan kişilerin İl/İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına bizzat başvuru yaparak gelir tespiti yaptırması gerekmektedir. Gelir tespiti yaptırmayan kişilerin ise gelirleri asgari ücretin iki katı olarak kabul edilerek Genel Sağlık Sigortası Primi resen buna göre tahsil edilecektir.

Ne kadar ödeme yapacağım?

Genel Sağlık sigortası yürürlükteki asgari ücrete göre hesaplandığı için 01.07.2013-31.12.2013 tarihleri arasındaki asgari ücret üzerinden hesaplama yaparsak;

-Aylık geliri 340,50(asgari ücretin 1/3) TL’den az olanlar : Primleri devlet tarafından karşılanacak.

-Aylık geliri 340,50-1021,50 TL’ye kadar olanlar : 40,86 TL

-Aylık geliri 1.021,50-2.043 TL’ye kadar olanlar : 122,58 TL

-Aylık geliri 2.043,00 TL’den fazla olanlar : 245,16 TL

Gelir testi yaptırması gerektiği halde yaptırmayanlar 01.07.2013-31.12.2013 tarihleri arası kurum tarafından resen tescil edilerek aylık 245,16 TL Genel Sağlık Sigortası Primi ödeyeceklerdir.

Devamını Oku

Bağkur Prime Esas Kazanç Bildirim Kolaylığı

Sosyal Güvenlik kategorisine 11 Ekim, 2013 tarihinde eklendi, 404 defa okundu

Bu haftaki yazımızda sigortalılığı bağkura tabi olanların kazanç beyanları için uygulamada yapılan kolaylıktan bahsedeceğim. Öncelikle bu konuyu biraz detaylandıralım.

5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesi ikinci fıkrası ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 98 inci maddesi uyarınca, Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenecektir.

  1. a) Aylık prime esas kazanç, Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartıyla, sigortalı tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katıdır. Sigortalının prime esas kazancıyla ilgili beyanı, beyanın yapıldığı tarihteki aydan başlanılarak dikkate alınır ve yapılmış olan bu beyan değiştirilmediği sürece sonraki aylar için de yapılmış sayılır. Yapılan beyana istinaden üst üste oniki aydan fazla prim ödemesinde bulunulmaması hâlinde, bu oniki aylık sürenin sonundan itibaren beyanın geçerliliği ortadan kalkar. Beyanda bulunmayan, beyanının geçerliliği ortadan kalkan veya beyanları Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katının altında kalan sigortalının aylık prime esas kazancı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katıdır.
  2. b) Sigortalının, sigortalılığının başladığı ay içinde iş kazasına uğraması veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğinin başlaması hâlinde, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğin başladığı tarihten önce beyanda bulunmamış ise, sigortalılığının başladığı ayda yapacağı prime esas kazanç beyanı; ödeyeceği prim yönünden takip eden aydan başlanılarak dikkate alınır. Bu beyan iş kazası veya meslek hastalığı hâlinde verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirin hesabında esas alınmaz. Bu durumda sigortalılığın başladığı ayda prime esas kazancın ve iş kazası veya meslek hastalığı hâlinde verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirin hesabında prime esas günlük kazanç alt sınırı esas alınır.
  3. c) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılmayı gerektirecek birden fazla durumun söz konusu olması hâlinde, kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin sigorta primi tehlike sınıf ve derecesi en yüksek olan işyeri üzerinden hesaplanır. Aynı ay içinde faaliyetini sonlandırıp yine aynı ay içinde yeniden faaliyete başlayan sigortalıların kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin sigorta primi, son faaliyet konusu işine göre hesap ve tahsil olunur.
  4. d) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, köy muhtarları ile tarım işlerinde kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların prime esas kazançlarının belirlenmesinde; Kanunun yürürlüğe girdiği yıldan başlamak üzere, 80 inci maddesine göre belirlenen günlük kazancın 15 katı dikkate alınır. Bu oran 30 katı geçmemek üzere her yıl 1 puan artırılarak uygulanır.

Görüleceği üzere; Bağ-Kur sigortalıları için yıllardır uygulanan gelir basamağı uygulaması 01.10.2008 tarihinden itibaren sona ermiş olup, 4/b kapsamındaki (kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan) sigortalılar da beyanlarına göre sigorta primine esas kazanç alt ve üst sınırı da dikkate alınarak prim ödeyeceklerdir.

Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi olan sigortalıların prime esas kazançları ile ilgili beyanı, Kurumun ilgili ünitesine yazılı olarak şahsen veya posta yoluyla yapılmaktadır. Ancak sigortalıların ve kurum çalışanlarının iş ve zaman kaybının önlenmesi amacıyla sigortalılar tarafından verilen prime esas kazanç beyanlarının E-devlet www.turkiye.gov.tr üzerinden yapılmasına ilişkin program tamamlanarak uygulamaya açılmıştır.

Sigortalılar tarafından www.turkiye.gov.tr üzerinden yapılan prime esas kazanç beyanları otomatik olarak kuruma verilmiş beyan olarak kabul edilmektedir. Bu şekilde oluşturulan beyanlara göre de prim tahakkuku yapılmaktadır. Ekran üzerinde beyan girişi yapılacak tarihte prime esas kazanç alt ve üst sınırına ilişkin tutarlar belirtilerek bu tutarlar arasında sigortalı tarafından tercih edilen beyan tutarı girildikten sonra alt satırda bulunan “Hesapla” butonuna tıklandığı zaman girilen beyana göre ödenmesi gereken prim tutarı otomatik olarak belirlenmektedir. Ödenmesi gereken prim tutarı sigortalı tarafından uygun görülmesi halinde, “beyan et” tuşu tıklandığı taktirde beyan kurum kayıtlarına alınmış olmaktadır.

Devamını Oku

İşverenle ücrette anlaşırken dikkatli olun!

Sosyal Güvenlik kategorisine 4 Ekim, 2013 tarihinde eklendi, 364 defa okundu

Bu haftaki yazımızda yine çok sık sorulan ve her işçinin kafasında devamlı soru işaretleri oluşturan “net ücret” ya da “brüt ücret”ten maaşla anlaşan personellerin durumlarını ele alacağız.

İşçilerin işe başlamadan önce kendilerine teklif edilen maaş paketini iyi değerlendirmesi gerekiyor. Değerlendirmeden kastım ise işçi işe başlamayı kabul edip de kendisine iş sözleşmesinde de bu durumun net bir şekilde belirtilmesi kaydı ile firma ile anlaşmış olduğu ücret paketinin sözleşmede de yazıp yazmadığını kontrol etmesidir. Net ücretten iş sözleşmesi imzalayan bir işçi ocak ayında 2 bin net ücretten işe girdiğini düşünürsek bu kişi ocak ayında da aralık ayında da aynı maaşı alacağını anlamına geliyor.

Gelelim brüt ücretten iş sözleşmesi yapan personellerin durumuna;

Brüt ücretten iş sözleşmesi yapan personelin net ücretten ne farkı olacak demeyin! Brüt ücretten hizmet akdine tabi olarak anlaşan bir personelin maaşından yürürlükteki Gelir Vergisi dilimlerine göre ücretlerinden kesintiyle karşılaşacaklardır.

Gelir Vergisi tarifesinin artan oranlı bir tarife olmasından dolayı, artışlarda belirli dilimlere ayrılmıştır. 2013 yılındaki gelir vergisi dilimlerine göz atalım.

Gelir Vergisi matrahı her ay SGK işçi ve SGK işsizlik primlerinin brüt ücretten düşülmesi ile belirlenen bir matrahtır. Her ay bu matrah bir sonraki ayın matrahına eklenerek gelir vergisi dilimlerine denk gelen yüzde kadar gelir vergisi kesintisi olmaktadır. Gelir Vergisinin ilk dilimi yüzde 15’lik dilim olduğundan, işçinin brüt ücretine göre değişmekle beraber 10.700 TL’lik Gelir Vergisi matrahını aşılması halinde bu seferde işçiden yüzde 15 yerine yüzde 20 oranında gelir vergisi kesilecektir.

Her işçi net ücretten de, brüt ücretten de anlaşma yapabilir. Lakin benim sizlere tavsiyem eğer ki brüt ücretten bir iş teklifi alırsanız bu ücretin yılsonuna kadar net maaşınızda ne şekilde bir düşme oluşturacağını detaylı bir şekilde araştırmanız olacaktır. Bu konuda internette netten brüte ve brütten nete olacak şekilde çok sayıda site mevcuttur. Buralardan yıllık kazancınızı da bu ölçütte hesaplandırma imkânınız olacaktır.

Devamını Oku

Özlük dosyası bulundurmayan işverene para cezası var

Sosyal Güvenlik kategorisine 1 Ekim, 2013 tarihinde eklendi, 419 defa okundu

İşverenlerin birçoğu maalesef işçi özlük dosyasının ne olduğunu ve bu dosyanın eksik ya da hiç düzenlenmeme gibi durumlarda ne tür yaptırımlarla karşılaşacaklarından haberleri bile yok. Bu yazımda da yine sizlere özlük dosyası ile bilgi vererek bir nebze daha bilinçlendirmek istedim.

İş Kanunu’nun 75. Maddesinde İşveren çalıştırdığı her işçi için bir özlük dosyası düzenler. İşveren bu dosyada, işçinin kimlik bilgilerinin yanında, bu Kanun ve diğer kanunlar uyarınca düzenlemek zorunda olduğu her türlü belge ve kayıtları saklamak ve bunları istendiği zaman yetkili memur ve mercilere göstermek zorundadır.

İşveren, işçi hakkında edindiği bilgileri dürüstlük kuralları ve hukuka uygun olarak kullanmak ve gizli kalmasında işçinin haklı çıkarı bulunan bilgileri açıklamamakla yükümlüdür.

İlgili kanun maddesi incelendiğinde işverenlerin çalıştırdıkları tüm işçiler için işyerinde işçi özlük dosyası oluşturması gerektiği görülmektedir. Bu özlük dosyasında tüm belge ve bilgiler de üçüncü şahıslardan saklı kalmak suretiyle saklanmalıdır.

İşçi özlük dosyasında bulunması gerekenler;

1- İşçi kimlik bilgileri, Nüfus Cüzdanı Sureti,

2- İşçi kimlik bilgileri, Nüfus Cüzdanı Fotokopisi,

3- İkametgâh İlmühaberi,

4- Mezun olduğu okul diploma fotokopisi

5- Referans Mektupları ve CV’ si

6- Kanun gereği iş sözleşmesi,

7- Sağlık Raporu,

8- Bazı işkolları için, periyodik olarak sağlık muayenelerinden geçirildiklerine dair rapor.

9- Özürlü işçi ise Sakatlık Raporu aslı veya fotokopisi,

10- Sakatlık İndiriminden yararlanabilmesi için ilgili Gelir İdaresi Başkanlığından indirim uygulanacağına dair yazı

11- Sakat işçi için İŞKUR müracaat kayıt evrakı,

12- Adli sicil kaydı,

13- Eski hükümlü ise İŞKUR müracaat kayıt evrakı,

14- Terör mağduru ise İŞKUR müracaat kayıt evrakı,

15- Ödenen ücretlere ait hesap pusulalarının bir sureti,

16- Herhangi bir kanuni sebeple ücret kesme cezası uygulanırsa, yapılan kesintilerin sebebinin bildirildiği yazı,

17- Fazla çalışma için işçinin onayının alındığı yazı,

18- İşçilerin, iş sağlığı ve güvenliği konusunda ve karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler ve yasal hak ve sorumluluklar konusunda bilgilendirildiklerine dair yazı.

19- Çalışma Belgesi (İşten Ayrılan İşçiler İçin)

20- İşin gereklerine göre bulunması gereken diğer evraklar,

21- Ağır ve Tehlikeli İşlerde çalıştırılan personeller için: İşçilerin adı, soyadı ve T.C. Kimlik numaraları, doğum yeri ve tarihlerini belirten liste bulunmalıdır.

HER PERSONEL İÇİN BİN 293,00 TL CEZA VAR

01.01.2013-31.12.2013 tarihleri arasında işçi özlük dosyalarını düzenlenmediğinin tespiti halinde ise düzenlenmeyen her bir personel özlük dosyası için bin 293,00 TL idari para cezası ile karşılaşılabilecektir.

Devamını Oku

İşsizlik ödeneğini her başvuran işçi alabilir mi?

Sosyal Güvenlik kategorisine 24 Eylül, 2013 tarihinde eklendi, 411 defa okundu

İşçilerin büyük bir kısmı işsizlik ödeneğine hak kazanmak için hangi şartları yerine getirmeleri gerektiği, hangi şartlarda işsizlik ödeneği alabilecekleri, ne kadar süre ile ve ne kadar ödeme alacaklarını bilmediklerinden işsizlik ödeneği şartlarını bu yazımda belirtmek istedim.

4447 sayılı Kanunun 50. Maddesinde İşsizlik Ödeneği kapsamlı bir şekilde belirtilmiştir.

                                              İşkur İşsizlik Maaşı sigortasından yararlanabilmek için;

Kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalmak, yani sigorta çıkışınızın bizzat işveren tarafından yapılması gerekmektedir. İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi gerekmektedir. Ya da işçinin haklı bir nedenle iş sözleşmesine son vermesi gerekmektedir. Belirtilen sebeplerle işten çıkışı olan personelin bu ödeneğe hak kazanabilmesi içinde işten ayrılmadan önceki 3 yıllık sigortalılık gününe göre işsizlik ödeneği alacağı ay süresi değişmektedir.

Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün prim ödeyerek sürekli çalışmış olmalı, yada son 120 gün sigortalılığı eksik ise eksik gün sebebi İş kurumuna ibraz edilmelidir.

Son 120 günde kesinti sayılmayan haller

Hizmet akitleri 4447/51 inci madde kapsamında sona eren sigortalı işsizlerin, hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün içinde, hizmet akdi devam etmekle birlikte;

  1. Hastalık,
  2. Ücretsiz izin,
  3. Disiplin cezası
  4. Gözaltına alınma,
  5. Hükümlülükle sonuçlanmayan tutukluluk hali,
  6. Kısmi istihdam,
  7. Grev,
  8. Lokavt,
  9. Genel hayatı etkileyen olaylar,
  10. Ekonomik kriz,
  11. Doğal afet,

Nedenleriyle işyerinde faaliyetin durdurulması veya işe ara verilmesi halinde, son 120 günün hesabında prim yatırılmayan bu süreler kesinti sayılmamaktadır.

 

Son üç yıl içinde;

  1. a) 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün,
    b) 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün,
    c) 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün,

süre ile işsizlik ödeneğinden faydalanma imkanı olacaktır.

İşsizlik ödeneğine hak kazanmak ilgili şartları taşımak kaydıyla İş kurumuna müracaat edilip başvuru neticelendirilebilecektir. İşsizlik ödeneği almaktayken işçinin iş bulması halinde ise işsizlik ödeneği kesilir. Bu işyerinden de ayrılması halinde tekrar önceki işsizlik ödeneğinden kalan miktarı kaldığı yerden almaya devam edecektir.

İşsizlik ödeneği miktarı

Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkı olarak hesaplanmaktadır. Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı, aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde seksenini geçememektedir.

Aşağıda  2013 yılı 2. Dönem için aylık işsizlik ödeneği hesabı verilmiştir.

Son 4 aylık Prime Esas Kazançların Aylık ortalaması Hesaplanan İşsizlik Ödeneği Miktarı Damga Vergisi Ödenecek İşsizlik Ödeneği Miktarı
Son 4 Ay Asgari Ücretle Çalışan 1.021,50 408,60 3,10 405,50
Son 4 Ay Aylık 2500 TL ile Çalışan 2.500,00 817,20 6,20 811,00

Hesaplanan İşsizlik Ödeneği Miktarı, Aylık Asgari Ücretin Brüt Tutarının Yüzde Seksenini geçemeyeceği için Ödenecek Aylık İşsizlik Ödeneği Miktarı bu şekilde hesaplanmıştır.(Asgari ücret 1.021,50 TL olarak alınmıştır.

İşsizlik ödeneğinin kesildiği haller ;

İşsizlik ödeneği almakta iken;

İşkur tarafından teklif edilen mesleklerine uygun ve son çalıştıkları işin ücret ve çalışma koşullarına yakın ve ikamet edilen yerin belediye mücavir alanı sınırları içinde bir işi haklı bir nedene dayanmaksızın reddedenlerin ödenekleri tekrar başlatılmamak üzere kesilmektedir.

Çalışma hayatını inceleme ve denetleme yetkisine haiz müfettişlerce veya kamu idarelerinin denetim elemanları tarafından yapılan denetimlerde Kurumumuzdan işsizlik ödeneği aldığı dönemde kayıt dışı olarak çalıştığı tespit edilenlerin işsizlik ödenekleri tekrar başlatılmamak üzere kesilmektedir.

İşsizlik ödeneği aldığı süre içinde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almaya başlayanların ödenekleri “Emeklilik” gerekçesiyle yaşlılık aylığını almaya başladığı tarih itibarıyla kesilir.

İŞKUR tarafından önerilen meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimini haklı bir neden göstermeden reddeden veya kabul etmesine karşın devam etmeyen ve haklı bir nedene dayanmaksızın Kurum tarafından yapılan çağrıları zamanında cevaplamayan, istenilen bilgi ve belgeleri öngörülen süre içinde vermeyenlerin işsizlik ödenekleri kesilmektedir. Ancak, bu hallerin sona ermesi durumunda, ödemelere yeniden başlanmaktadır. Ödemenin süresi başlangıçta belirlenmiş olan toplam hak sahipliği süresinin sona erdiği tarihi geçememektedir.

 

Sağlık hizmetinden yararlanma

İşsizlik ödeneği alanlar genel sağlık sigortası kapsamında olup bakmakla yükümlü olduğu kişiler de genel sağlık sigortalısı kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanabilmektedir. İşsizlik ödeneği ödenirken, ilgililer adına sadece genel sağlık sigortası primleri yatırıldığı için, emeklilik yönünden dikkate alınmamaktadır.

İşsizlik ödeneği alırken yapılması gerekenler

İşsizlik ödeneği alınan süre içinde; ikamet adresinin değişmesi, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı alınması, yetkili sağlık kuruluşunca istirahatli kılınması, silahaltına alınılması, yurtdışına çıkılması, bir işte çalışmaya başlanması ve mahkeme kararıyla işe iade edilmesi hallerinde durum en yakın İŞKUR birimine 15 gün içinde bildirmelidir Sigortalı işsiz kendi kusuru ve bilgilerdeki eksiklik veya yanlışlık nedeniyle yapılan fazla ödemeleri yasal faizi ile birlikte ödemek zorundadır.

Devamını Oku